Bölgemizin/şehrimizin en önemli sorunu?

           Bölgemizin(şehrimizin desek daha doğru olur) sorunları ve bu sorunlardan kurtuluş yolları üzerine kendi araştırmalarıma, deneyimlerime ve analizlerime dayanarak yetkili Kamu Makamlarına, STK’lara, vicdani ve sosyal sorumluluk sahibi tüm kişi ve kuruluşlara naçizane bazı önerilerde bulunmak istiyorum.

          Bölgemizin/şehrimizin ana sorunlarından biri kadınların ağır koşullarda yaşamaları ve Devletimizin sağladığı olanaklardan yoksun bırakılmalarıdır. Çağımızın bilgi düzeyinin çok gerilerinde kalan kadınlarımız çocuk eğitimi konusunda da ciddi sorunlar ve aksaklıklarla karşılaşmaktadırlar.

         Çocukların yapısal karakterleri ilk günden itibaren anneden, babadan, aileden ve çevreden aldıkları bilgilerle biçimlenmektedir. O zaman çocuklarımızın törelerden, geleneklerden etkilenip şiddet eylemlerinde bulunmamaları için, içinde bulunup, yetiştikleri toplumsal ortamın değiştirilmesi gerekmektedir. Bu doğrultuda, kendilerini değişik açılardan yetiştirmiş ve çağımızın gereklerine göre toplumun değişimini kendi bilincinde kavramış, içselleştirmiş olan bölge insanlarından yararlanmak daha etkili ve faydalı olur diye düşünüyorum. Yalnız bu yolla gençlerimizin şiddet içerikli eğilimlere yönelmelerini büyük ölçüde önlemek mümkün olabilecektir.

        Yoksulluğun, işsizliğin, bilgisizliğin ve eğitimsizliğin girdabında bocalayan toplumdan her tür suça ilişkin davranışın sadır olması mümkündür. Çünkü tüm bu eksiklikleri gidermek için saldırganlık da insan doğasını rahatlatan bir seçenek gibi ortaya çıkabiliyor. Toplumu başka seçeneklere yönlendirme çabası olmadığında ya da eksik olduğunda toplum kendi töresel kimlik ve kültürü içinde agresif davranışlarda bulunmayı yeğlemiş oluyor.

         Ben bir yazar, bir anne ve vicdani sorumluluk taşıyan, bu kültürün içinde büyümüş ve bu konuda varsayımsal bilgiler değil, pratik deneyimlere sahip biri olarak, diyorum ki; bu sorunlar nelerdir ve nasıl çözülebilir?

          Ülkemizin bir bütün olarak gelişmesi kuşkusuz ki, bölgelerin kendi koşulları ve ölçeklerine göre gelişmesine bağlıdır.  Görünmez gibi olan veya yokmuş gibi davranılan fakat ciddi sosyal, ekonomik, psikolojik sorunları barındıran, patlamaya hazır meseleleri, görünür kılmak, mümkün oldukça çözüm bulmaya çalışmak, toplumun, devletin ve diğer sivil toplum kuruluşlarının dikkatini bu yöne çekmek gerekir.

          Çocukları ile birlikte terk edilmiş kadınlar; eş, baba, ağabey, kayınlar tarafından şiddete uğramış kadınlar; kendisinden yaşça çok büyük erkeklerle zorla evlendirilen kadınlar; çocuk gelinler; batı illerine adeta satılır gibi komisyoncular tarafından gelin verilen ve sonrasında bütün bir ömrü ezilerek yaşamak zorunda kalan veya kısa bir süre sonra eve geri dönmek isteyen kızlar;  zorla ikinci eş olarak verilen kadınlar; alkolik, uyuşturucu bağımlısı eşi olan ve bu nedenle şiddete, yokluğa mahkûm olan kadınlar; evle hiç ilgilenmeyen eşi olan kadınlar; ağır şartlarda çalışan kadınlar; yılın önemli bir bölümünü zor şartlarda mevsimlik işçilik yaparak geçiren kadınlar; başta Suriye olmak üzere savaştan kaçıp ülkemize haseten şehrimize sığınan, evsiz barksız, iaşesiz, istismara açık kadınlar; bunun yanında yaşlılık veya hastalık nedeniyle yaşam şartları zorlaşan yaşlı kadın ve erkekler vb. konularda insanlarda bir farkındalık oluşturmak gerekiyor.

           Bunları gazete, tv, dergi vb sosyal medya kanalları üzerinden duyurmaya çalışmalıyız. Gerektiğinde ilgili kurumlara yönlendirmeye veya ilgili kurumları onlara yönlendirmeye çalışmalıyız. Elimizden geldiğince acıların, sessiz çığlıklar olarak kalmaması için toplumun görünmeyen yaralarını, tedaviye açmaya, az da olsa yaralara merhem olmaya çalışmalıyız. Sonunda sorunların yalnızca teorik saptamalarıyla değil, pratik çözümüyle de uğraşırsak, toplumumuz ve ülkemiz adına daha da yararlı işler yapabiliriz.

          Bu konulara daha fazla önem atfetmeli, eğilmeli, hep birlikte daha sistemli olarak çalışmalıyız. Bu çalışmaların daha verimli, daha hızlı, daha ulaşılabilir daha etkin bir şekilde yapılabilmesi, bölgemizin temel sorunlarının çözümünde aktif olmayı, sorumluluk üstlenmeyi gerektirir.

         Bu bağlamda ciddi projeler üreten, bu alanda çaba gösteren, deneyim sahibi insanlar, kuruluşlar desteklenmeli,  herkes ve her kesimle irtibat kurulmalıdır

         Bu uğurda hepimize düşen, vicdanımızla erkenden yola koyulmak.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Aysel Kelekçi Özdemir - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Urfa Pusula- Urfa haberleri, Sondakika Urfa haberleri, Urfa haber, güncel haberler Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Urfa Pusula- Urfa haberleri, Sondakika Urfa haberleri, Urfa haber, güncel haberler hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Urfa Pusula- Urfa haberleri, Sondakika Urfa haberleri, Urfa haber, güncel haberler editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Urfa Pusula- Urfa haberleri, Sondakika Urfa haberleri, Urfa haber, güncel haberler değil haberi geçen ajanstır.

05

Yaren - Değindiğiniz hususlara genelde insan özelde de kadın sorunları olarak bakılmalıdır. Aslında meselenin o kadar çok boyutu var ki. Sosyal kültürel ekonomik vs. Herkes çözüm odaklı bir çalışma yapsa sorunlar kökten çözülmese bile asgari seviyeye indirilebilir. Ama kanımca her sorun gibi bu sorun veya sorunlar da sevgi saygı ve anlayış çevresinde çözülebilir. İnsanlar birbirini anlamaya çalışmalı. Bencil değil bizcil olmalıdır.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 13 Temmuz 22:23
04

Sewrâ Rast - Hocam aydın fikrinle bu güzel ve okadarda önemli olan bir konuya el atıp dile getirerek

Bizleri bizleri çok mutlu ettiniz. kaleminize

Yüreğinize sağlık hocam ayretten. İlimizin

Bilgi penceresi urfapusula. Gazetesi siz değerli

Yazarların bilgilerini halkımızla paylaştığı için teşekkür ederiz

Yanıtla . 1Beğen . 1Beğenme 12 Temmuz 18:46
03

Günâhi - Teşhis isabetli konmuş, tadavisi söylenmiş

Lâkin aile yapımız milli ve manevî değerlerimiz

Öyle unutturuldu ki kendimizi tanıyamaz olduk.

Tez vakitte bu yaraya parmak bayılmazsa yarın çok geç tedavi imkansız olabilir

Aysel kardeşimi duyarlı yüreği ve bu güzel yazı için tebrik ediyorum...selâm dua ve muhabbetle Rabbime emanetsiniz

Yanıtla . 1Beğen . 1Beğenme 12 Temmuz 15:24
02

Ender Öngörür - Değerli Aysel hanım duyarlı kişiliğinizi çabanızı kutluyorum, yaşadığınız coğrafyanın kültürün inancın içinde sıkışmış yüz binlerce insanın kaderine ortak oluyorsunuz sessiz yığınlara ses çığlık olmaya devam ediyorsunuz bu makus talihin değişmesi sizler gibi duyarlı aktivist insanların çabası güzel yüreği sayesinde başlatılacaktır kadınlarımızın eğitimi yanında ekonomik gücü mutlaka sağlanmalı medeni haklar hukuk konusunda kadınlarımız cesaretlendirilmeli çabanızı n sonuç getireceğine yürekten inanıyorum

Yanıtla . 1Beğen . 1Beğenme 12 Temmuz 10:54
01

Selahattin Güler - Toplumun yaşadığı sorunları çözmek için kurulmuş kurum ve kuruluşlar nedense hep sorunları çözer gibi görüntü verip çözüme yanaşmazlar. Bu toplumların kaderi mi acaba? Urfa gibi sıkıntılı bir şehirde sıkıntı ve sorunlarla yaşamak kader olmamalı. Hani dinimiz bir kişiyi kurtaran bütün insanlığı kurtarmış gibidir diyordu. Biz kaç kişiyi kurtardık, kaç kişinin acısına ilaç olduk?

Yanıtla . 1Beğen . 1Beğenme 12 Temmuz 10:11