Bir tuhaf delilik

Işığım yanıp sönüyor. Ne kadar rahatsız edici. Minderde oturmuş gökyüzünü izlerken, ah! bir o kadar da cezbedici. Hayatın sonu o duvarın hemen arkası. Gökyüzünde parlayan birkaç yıldız. Hiçbir zaman söylenen şekli göremediğim bir takımyıldızı olması muhtemel. Onları gölgeleyen gece bulutu. Hayatın kendisi. Minderimde oturmuş, hayatın sonunu hayatın kendisiyle birlikte izliyorum. Çayım yine soğudu. Sıcaklığı buharlaşıp uzaklaştı. Acaba hangisini seçti? Gece bulutuna mı uçtu yoksa duvarın ardında mı kayboldu? Her zamanki gibi ruhunu kaybetmiş çayı tek yudumda bitirmeliyim. Yanağım ısınmaya başladı. Islak bir sıcaklık. Ruhum biraz daha buharlaştı. Yüzüm kocaman gülümserken bir de. Garip. Hiç eksilmiş hissetmiyorum oysa. Minderim kayıp giderken ruhum eksilmeye devam ediyor. Şimdi de öfke kaplıyor içimi. Hepsi onların suçu. Evet, tüm bunlar onların eseri. Eksilmeme neden oluyorlar. Yer de kaymaya başladı. Oturmak ne zamandan beri bu kadar sallantılı? Her sallantıda içimdeki boşluk büyüyor. Sanırım bir karadelikten, ruhum. Kimden bahsediyordum? Tuhaf, hiç öfke hissetmiyorum. Aksine fazlasıyla mutluyum. Şu bulutun güzelliğine baksanıza. Peki yüzüm neden somurtuyor? Hasta sanırım. Duvar gökyüzüne yaklaştıkça daha da ihtişamlı duruyor. Aradaki sınırlar yavaş yavaş eriyor. Ne mükemmel bir an! Sallantılar biraz azalsa keşke. Sadece biraz daha oturmalıyım. Ne dedin, delilik mi? Hayır, delirmedim. Hayallerim var benim. Bir gün gerçekleştireceğim büyük projelerim. Hah! Sen anlamazsın. Deli birinin böyle büyük dünyası olur muymuş? Oturduğun yerden gökyüzüne dokunabilir misin sen... Bak, parmaklarımın ucunda hepsi. Sadece param yok diye o aşağılık gülümsemeni göstermene gerek yok. O kadar uzakta durmana da... Ruhuma kapılmaktan bu kadar korkma. Param yok diye eşsiz dünyamı anlatamam mı sanıyorsun? Ne dedin, anlatsam bile duymazlar mı?

-Belki de.

Sadece sen değil herkes mi uzakta duruyor?

-Olabilir.

Evren bile karadeliklerden usanmış öyle mi?

-Evet, bunu görüyorum. Sen pixellerle bakarken, ben mega merceklerle görüyorum.

 Haklısın. Yarım bırakıyorum her şeyi. Oturduğum yerde doğrulmakta bile zorlanıyorum. Büyük büyük hayaller kurarken beş parasız olduğumu unutuyorum. Ağlarken gülüyorum. Haklısın, o bile hileli. Ama nolmuş yani? Daha başlamadan pes ediyorsam, ölümüne yaşamak istiyorsam, ruhumun tehlikesine rağmen kalabalıklar içinde özgürce yürüyorsam, her şeye rağmen gururluysam, delirdiysem nolmuş yani?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Zeynep Özdemir - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Urfa Pusula- Urfa haberleri, Sondakika Urfa haberleri, Urfa haber, güncel haberler Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Urfa Pusula- Urfa haberleri, Sondakika Urfa haberleri, Urfa haber, güncel haberler hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Urfa Pusula- Urfa haberleri, Sondakika Urfa haberleri, Urfa haber, güncel haberler editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Urfa Pusula- Urfa haberleri, Sondakika Urfa haberleri, Urfa haber, güncel haberler değil haberi geçen ajanstır.

04

Ruhu Gitmiş Çay - Tebrik ederim bu kadar güzel şiirsel anlatım için tükenmişlik sendromunun içindeki gururlu kişilik

Tabi sizinde bu yazıyı yazarken nasıl bir psikoloji ile yazdığınızi gerçekten merak ediyorum

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 23 Mayıs 23:55
02

@rehimqoseri - Modern çağın yalnızlığına, tüketim kültürüne, dayatmalarına ve ruhsal bunalımına karşı bir resim çizmişsin. Bence parçaları birleştirebilene yön tayin ediyor sanki. Başarılı.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 06 Nisan 23:56