UCUZ HAYATLAR

İntizar Teyze, saat gecenin on ikisinde arıyor, diyor ki yarın bana çaya gel. Öyle bir ısrar ediyor ki çay bahane. Dertle demlediği çayı içireceğini bilmez miyim!İntizar Teyze’nin, ısrarına dayanamayıp güneşin doğuşuyla beraber verdiği adrese doğru yola koyuldum. Mart’ın sonlarıydı. Dışarıda buz gibi soğuk, bıçak gibi keskin bir ayaz vardı.  Varoş mahallelerin arka yüzünde hep mi kimsesizliğin, yoksulluğun ve çaresizliğin hâkimiyeti hüküm sürer. Anlam veremediğim şey şu: Her ne hikmetse bu tip mahallelerin sokakları daracık olur. Sokakların, bir de arka yüzü vardır. Sokağın arka yüzünü gören varlıklı insanlar, kendi yüzleriyle göz göze gelseler de gözlerine görünen gerçekten yüz çevirirler. Hatta hızla o sokaktan kaçar, başka sokaklara dalarlar, ama orada da bu yoksul, sefil hayatlar karşılarına çıkıverir. Buda hayatın başka bir oyunu. Bilinmeyen bir güç ısrarla o sokakların arka yüzündeki ucuz hayatları, kalitesiz yaşam tarzlarını gözüne, gözüne sokar.

Yaşadığım şehrin kenar mahallesiydi Eyyübiye. Sokaklar çıkmaz, gecesi karmakarışık, sabahı geciken bir mahalle. Bu sokaklardan hemen hepimizin gelip geçmişliği vardır. Kimi zaman yorgun bir günün sonunda evine dönen bir baba, kimi zaman acelesi varmış gibi koşturan bir anne, kimi zaman küçücük bedeniyle eteklerini savura savura koşan bir kız,kimi zaman da sırtındaki giysisi yırtılmış, ayakkabısı delinmiş balon satan bir çocuğun peşine takılır gideriz, şehrin tenha ve ücra köşelerine. Bu daracık sokaklar şehrin bütün yoksulluğunu toplamış, evlerinin eşiğine bırakmış gibi sefalet kokuyor.

Ucuz hayatların olduğu mahalle sakinlerinden olan İntizar Teyze’nin evine geldim. Yaşadığı tek göz eve. Ev demeye bin şahit lazım. Evin bakımsız, perişan ve yıkılmaya yüz tutuşunu yazsam içiniz burkulacak. Evin tek çocuğu olduğundan babası ve annesi vefat edince ev kendisine kalmış.Hayatın ona verdiği en büyük ödül ve tek mutlulukmuş bu minicik ve sıcacık ev. Fakirliğin babadan kıza geçen saltanatı diyelim bizde.

 İntizar Teyze, hüzün dolu bir iç çektikten sonra ağzından şunlar döküldü: Eşim, vahim bir kaza sonucu on senedir belden aşağı felç. Üç çocukla beraber onunda tüm hizmetlerini görüyorum. Cüzi bir miktar olan bakım parası dışında bir gelirimiz yok. Medet umduğumuz her kapıdan bir hüzün düştü yüreğimize. Fırıncı Bekir dayı olmasa bazen yiyecek bir parça kuru ekmek dahi bulamıyoruz. Sabahın köründe pamuk toplamak için aceleyle bir traktörün römorkuna binerken ucuz hayatlarımızı her an sunmaya hazırızdır. Yoksulluğun, açlığın, kimsesizliğin ne olduğunu çok iyi biliyorum. İş imkânlarının çok kısıtlı olmasından ötürü komşuların çoğu da bizim gibi, adları hiç önemli değil. Hazar, Ronahi,  Bedrettin, Zelal, Zerda ve Havin… Hepsinin yüzünde yoksulluğun izlerini görebilirsiniz. Oysa verimli topraklarımız, işe dönüştürülecek hammaddemiz var. Sömürüden uzak insanca çalışmamızı sağlayacak iş imkanları oluşturulsa; emeğimizle, onurluca çalışabilsek… Gözlerimizin ferini, hayallerimizi, ekmeğimizi, alın terimizi alıp kaçmasalar...

Sabırla yoğrulmuş, güçlü kadınlar ne yazık ki kifayetsiz yöneticilerin vizyonsuz yönetimleri altında gülümsemeyi unuttular. Onlar göğün mavisine küçük bir pencereden bakmak zorunda kaldılar. Çiçeklerin renkleri onlara yabancıdır, güneş bile geç gülümser onlara. Düzen böyle sürdükçe İntizar’ların çığlıkları susmayacak. Bu şehirde bu hükümranlık sürdükçe ne bu çile biter ne de yoksul hayatlar.

Yoksulluğun ve yoksunluğun had safhaya ulaştığı bu dönemde, yönetim hatası değil de, imtihan dünyası diyerek sabır ve şükür edenler arasında yaşamak acı bir tecrübe ve gerçektir…

                                                                                                                                                    

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Aysel Kelekçi Özdemir - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Urfa Pusula- Urfa haberleri, Sondakika Urfa haberleri, Urfa haber, güncel haberler Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Urfa Pusula- Urfa haberleri, Sondakika Urfa haberleri, Urfa haber, güncel haberler hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Urfa Pusula- Urfa haberleri, Sondakika Urfa haberleri, Urfa haber, güncel haberler editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Urfa Pusula- Urfa haberleri, Sondakika Urfa haberleri, Urfa haber, güncel haberler değil haberi geçen ajanstır.