İSTİKLAL VE İSTİKBAL!

Birincisi insan hürriyetini, diğeri atiyi/geleceğini garantiler. Biri olmadan diğeri olmaz. Bir yönüyle ikisi ikiz yani. İnsanoğlunun, yeryüzünde huzurlu ve onurlu yaşaması, onun; hürriyet sahibi olmasına bağlıdır. Zira, köle/tutsak olan bir insan; sırmalı kaftan giyse de, her gün padişah sarayında ağırlansa da, fitri olan hürriyeti olmadığı müddetçe, ruhu hep azap ve ikâp içerisinde olur!

Hem, insan neslinin dünyaya gönderiliş gayesi olan Allah'a kulluğun dahi; hürriyet olmadan olmasının mümkün olamayacağı da söz konusu iken... Hürriyetsiz bir fert, toplum veya devlet nasıl düşünülebilir ki?

İstiklal; bir toplum için, bir bebeğin anne sütüne olan ihtiyacı  kadar elzemdir denilse yeridir. İstiklali olmayanların, İstikbali olmaz sözü; bu manada, dünya hayatının güzel bir özeti mesabesindedir...

Evet, asrı saadette; İslâmın Mekke döneminde, Kuran'nın nuruyla aydınlığa kavuşan bir avuç inanan insan; istiklal (hürriyet)'leri uğrunda her şeylerini feda ettiler. Çünkü onlar, istiklali olmayan toplumların; istikbalinin olamayacağına canu gönülden inanmışlardı!

Onun için olsa gerek, Üstad Beddiuz-zaman Saidi NURSİ (r.alh); "ekmeksiz yaşarım, ama Hürriyetsiz asla, demişti. Hürriyet; bir toplumun, geleceğini ilgilendirdiği gibi, dünyada söz sahibi olmasını da beraberinde getirir...

Kur'an şairi merhum M. Akif Ersöz, istiklal marşının üçüncü kıtasında; hürriyeti/istiklali şu cümlelerle dile getiriyor:
"Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım.
Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? şaşarım!
Kükremiş sel gibiyim: Bendimi çiğner, aşarım;
Yırtarım dağları, enginlere sığmam tasarım. (Safahat)
Evet, istiklal/hürriyet; bir ferdin, toplum ve devletin istikbali/geleceği ve var olduğunun göstergesidir. İslâm fıkhına göre, ef'al-i mükellefin bahsinde, özellikle cuma namazı ve Hac farizasının sıhhat şartlarından biri de, hürriyetir. Hürriyeti olmayan fert, toplum ve devletler; tutsak, esir ve köle mesabesindedirler. Dünyada, hiç kimse onları kale almadığı gibi sözleri de geçmez olur.

Ondan dolayıdır ki, ecdadımız; tarih boyunca, ya istiklal/hürriyet ya ölüm diye haykırmışlardır.
Çünkü, onlar biliyor ve inanıyorlardı ki; yeryüzünde tutsak/köle veya hürriyetsiz yaşamaktansa, şerefiyle ölüp yerin altına girmenin daha şerefli olacağını...
Efendim! İstiklal ve istikbalımız payidar olsun. Saadet günlerine kavuşmak niyazıyla...
18 Eylül 2022.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Seyyid Abdürrahman - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Urfa Pusula- Urfa haberleri, Sondakika Urfa haberleri, Urfa haber, güncel haberler Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Urfa Pusula- Urfa haberleri, Sondakika Urfa haberleri, Urfa haber, güncel haberler hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Urfa Pusula- Urfa haberleri, Sondakika Urfa haberleri, Urfa haber, güncel haberler editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Urfa Pusula- Urfa haberleri, Sondakika Urfa haberleri, Urfa haber, güncel haberler değil haberi geçen ajanstır.