KİBİR FELAKETİ

Büyüklük yalnızca, Aziz ve Celil olan Rabbimize mahsustur. En büyük olan Allah' tır! Ondan başka büyük yoktur, olamazda... İnsanlar, Allah'ın halık kendilerinin mahluk olduklarını unuttukları anda; kibir felaketi devreye girer ve ene putuyla başbaşa kalırlar. Kibir; Şeytanın, avane ve tilmizlerinin sinelerine ilka ettiği itikadi bir hastalıktır. Bu hastalığa yakalanan herkes, bir yönüyle şeytana dost, enelerine esir, diğer yönüyle de Karun ve benzerlerine mürit olurlar. Aziz ve Celil olan Rabbimiz, Hz. Lokman (a.s)'in diliyle bize şöyle öğüt vermektedir:
"Hani Lokman oğluna öğüt verirken demişti ki, 'Oğlum (ey oğul!) Allah'a ortak koşma. Muhakkak ki şirk pek büyük bir zulümdür.
Allah her yaptığını ortaya çıkarır
"Oğlum, eğer yaptığın iş hardal tanesi kadar bile olsa ve bir taş içine girse, Allah onu ortaya çıkarır. Muhakkak ki, Allah en gizli işleri bütün inceliğiyle bilir, O her şeyden hakkıyla haberdardır.
"Oğlum, namazını dos doğru kıl. İyiliği tavsiye et, kötülükten sakındır. Başına gelene sabret. Şüphesiz ki bunlar uğrunda azim ve sebat edilmeye değer işlerdendir.

Kasılarak (kibirli kibirli) yürüme, yavaş konuş
"Gururlanıp insanlardan yüzünü çevirme. Yeryüzünde kasılarak yürüme. Çünkü Allah büyüklük taslayan ve övünenleri sevmez.
"Yürüyüşünde mutedil ol. Sesini alçalt. Seslerin en çirkini, şüphesiz ki, eşeklerin sesidir." (Lokman/ 18 ve devamındaki ayetler)
İnsanlık tarihi boyunca, yeryüzünde istikbara kalkışan toplumların akıbeti; ilahi azaba duçar olmakla neticelenmiştir!...

Kibir ve iman aynı anda, bir kalpte bulunmaz. Efendimiz (s.a.v)'in: kalbinde hardal tanesi kibir bulunanın cennete giremeyeceğini beyan buyurması; kibrin ne denli bir felaket olduğunu izah etmektedir. Daha önce meteliksiz olan Karun, servet sahibi olduktan sonra; Allah'ın Elçisi Hz. Musa (a.s)"ya karşı isyan edip ve ona iftira atacak kadar yoldan çıkmasının sebebi, onun şeytan kaynaklı olan kibrinden dolayı idi.
Şüphesiz Kârûn, Musa’nın kavmindendi. Onlara karşı azgınlık etti. Biz ona, anahtarlarını (bile taşımak) güçlü bir topluluğa ağır gelecek hazineler verdik. Hani, kavmi kendisine şöyle demişti: Böbürlenme! Çünkü Allah, böbürlenip şımaranları sevmez.” (Kasas, 28/76)

Karun, Allah Teâlâ tarafından kendisine verilen malın şükrünü eda etmesine karşılık; “Allah’ın sana verdiği şeylerde ahiret yurdunu ara. Dünyadan da nasibini unutma. Allah’ın sana iyilik yaptığı gibi sen de iyilik yap ve yeryüzünde bozgunculuk isteme. Çünkü Allah bozguncuları sevmez.” diyenlere karşı Kârûn yine böbürlenerek, “Bunlar bana bendeki bilgi ve beceriden dolayı verilmiştir” diyordu. Sonunda Allah Teala büyüklenmesi, kibirlenmesi, Allah’ı tanımaması ve malının şükrünü ödememesi sebebi ile Kârûn’u feci bir şekilde cezalandırmış, onu ve sarayını yerin dibine batırarak yok etmiştir. Adamları da Allah’ın bu cezasına karşılık ona yardım edememişlerdir. Kendisi de kendini savunup kurtaramamış, malı, mülkü hazineleri de ona bir fayda sağlamamıştır (Kasas, 28/76-81). Aman Allah'ım! Kibir, ne büyük bir felakettir ki; onun dümen suyuna katılanlar, direkmen ateşi boylamaktadırlar!... Yaşadığımız modern çağda, kibir ve haddsizlikte sınırı aşıp ve Allaha isyan etmede hiçbir kural kaide tanımayan nice Karunların varlığı söz konusudur.

Namazda kıbleye yöneldikleri halde, sosyal ve siyasal hayatta ise ecnebi ve küffarı takip edenlerin; modern birer Karundurlar. Zira, Allah'ın dini olan Aziz İslam, parçalanmayı kabul etmeyen; evrensel cihanşümul, düzenler ve sistemler üstü ilahi bir nizamdır. İnsan bu nizama, kayıtsız şartsız, amasız lakinsiz teslim olmadığı müddetçe; hakiki manada iman etmediği gibi, kibir putunu da kıramamıştır demektir.

Rabbimiz şöyle buyurmaktadır: "İşte ahiret yurdu. Biz onu yeryüzünde büyüklük taslamayan ve bozgunculuk çıkarmayanlara has kılarız. Sonuç, Allah'a karşı gelmekten sakınanlardır." (Kasas.83)
Yeryüzünde böbürlenerek yürüme. (İsra, 37)
Abdullah ibn-i Mes'ud (r.a)'dan rivâyet edildiğine göre Hz.Peygamber Efendimiz (s.a.v)" Kalbinde zerre kadar kibir bulunan kimse cennete giremez" buyurdu. Sahâbilerden biri, "Ya Resûlullah (s.a.s), insan elbisesinin ve ayakkabısının güzel olmasından hoşlanır" dedi. Resûlullah da "Allah güzeldir, güzeli sever. Kibir ise hakkı kabul etmemek ve insanları küçümsemektir." Buyurdu. (Müslim/imân)
Seleme ibn-i Ekva'dan (r.a) rivayet edildiğine göre; bir adam Resûlullah'ın (s.a.v) yanında sol eliyle yemek yiyordu. Resûlullah (s.a.s) " sağ elinle ye" dedi. Adam ( kibirlenerek) "Yapamıyorum" dedi. Resûlullah da (s.a.v) "yapamaz ol" dedi. Adamın sağ elle yemesine engel olan kibirden başkası değildi. O adam bundan böyle elini ağzına götüremez oldu." (Müslim/Eşribe)
Hârise ibn-i Vehb'in (r.a) Resûlullah 'tan (s.a.v) şöyle dediğini işittiği nakledilmiştir: "Cehennemlikleri size haber vereyim mi? Onlar katı kalpli, büyüklük taslayan, kibirli kimselerdir." (Buhari/Edeb. Müslim/Cennet) Kibir; itikadi bir hastalıktır. Kibir; öldürücü virüsten daha tehlikelidir. Virüs, bulaştığı bedene zarar verirken; kibir, bulaştığı kalbi tahrip eder. Artık, o kalbe; "ene" putundan başka hiçbir şey laf dinletemez.
Kibir; manevi bir felakettir. Kibri bulunan kişinin her eylem ve söylemi; göstermelik ve riya içeriliklidir.
Kibrin olduğu yerde, tevazu göç eder... Kibir; nifaka ve tedrici olarak inkâra açılan kapıdır.

Evet, kibirli insan; kendisinden başkasını beğenmez, her şeyin en güzelini hep kendine layık görür. Velhasıl, kibir; yukarıda vermiş olduğumuz ayeti kerimeler ile hadisi Şeriflerde; yeterince, izahını bulmuştur. Rabbim, cümlemizi kibir hastalığından muhafaza eylesin.
Selam ve dua.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Seyyid Abdürrahman - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Urfa Pusula- Urfa haberleri, Sondakika Urfa haberleri, Urfa haber, güncel haberler Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Urfa Pusula- Urfa haberleri, Sondakika Urfa haberleri, Urfa haber, güncel haberler hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Urfa Pusula- Urfa haberleri, Sondakika Urfa haberleri, Urfa haber, güncel haberler editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Urfa Pusula- Urfa haberleri, Sondakika Urfa haberleri, Urfa haber, güncel haberler değil haberi geçen ajanstır.