HAYATTAN KESİTLER

Ali cuma namazını eda etmek için, camiye gitti. İmam efendi minbere çıktı ve cep telefonundan hutbeyi okumaya başladı. Alinin gözleri yaşardı. Nedeni? Çünkü Ali okunan hutbe dilini anlamıyordu. Evet, Ali; Suriyeli bir muhacirdi... Gariplik yürekleri kor misali yakar... Yaşamak çok zor dedi ve çıktı dışarı...

Hasan amca, yıllarca kıt kanaat geçinip biraz para biriktirmişti. Gayesi yalnızca Hacca gidip Kâ'be'yi görmekti... Yıllarca bekledi durdu, bir türlü ismi çıkmadı. Hasan amca yaşlandı, gözlerinin feri gitti, dizleri onu taşıyamaz oldu. Hasan amca, hasretiyle, keder ve ahıyla mezara girdi. Suni sınırları çizip, inananları ayıranlarıda, Allah'a havale etmeyi unutmadan!...

Müslüm yirmi beşinde bir gençti. İslam diye bir davası ve derdi vardı. İki gözlü mütevazi bir evde oturur, bir iş yerinde de aylıkçı olarak çalışıyordu. Para pul, onun umurunda bile değildi. Gel zaman git zaman, Müslüm yavaş yavaş, eski çevresinden uzaklaştı. Parası oldu, çalıştığı iş yerine ortak oldu. Bağ Evi, tatil köyleri derken, yeni çevreler edindi, geçmişin üzerine çizgi çekti. Allah beterinden korusun. İnsan nisyana yenik düşüyor çoğu zaman!

Selami Laik düzenin amansız bir düşmanı idi. Okul okumamıştı ama, nerede bir miting veya konferans varsa, Selami oradaydı. Hele, çocuklarını Laik sistemin okullarına gönderenlerden de  nefret eder ve onları kınardı. Uzun sürmedi şuuru ve erozyona uğradı. Çünkü parayla sınandı. Ev, arsa, dükkan derken; sisteme entegre olup statükocu oldu. Çocuklarının çoğu, başka diyarlarda Üniversite okumaya gitti. O da, stokçuluk yapma hastalığına yakalandı. Kötü bir son. Allah şifasını versin.

Hüseyin ilkokuldan sonra, ilçeye ortaokul okumaya gönderildi. Ama o okumak istemiyordu. Hayırlı bir annesi vardı.  Ona, ya okur İmam olup bu ümmete faydalı olursun, ya da bu evde sana yer olmaz derdi. Ha babam ha, şeklinde İmam hatip lisesinden mezun oldu. İmam olarak atandı. Maaşı ve sosyal güvencesi oldu. Sonra evlendi. Anne babası ile kardeşleri, binbir meşaketle onu okutmuşlardı. Ama, o; yeşil dünyanın köşesini biraz görünce kardeşlerinden ve ailesinden uzaklaştı. Aslında o, sıradan bir memur gibi kendini görüyordu. Dar ve zor günlerde, ailesine görünmemeye başladı. Çok yazık. Para pul,  ne büyük belaymış meğer. Akıbetini Allah bilir. Gidişatı iyi değil.

Selman, çok heyecanlı bir gençti. Bazı Müslümanlar ile tanıştı. Ona İslâm dinini anlattılar. Selman, İslâm dinine gönül verdi. Kimin bir sıkıntısı varsa, Selman orada. Hasta mı var, koş Selman. Kargoya koli mı gelmiş al getir Selman! Hele ders aldığı hocasının bir dediğini iki etmezdi. Gece yarısı da olsa, görev varsa; Selman hemen hazır kıta... Selmân 'ın çocukları da büyümüş ve ailenin ağır yükü, Selmânın sırtına ağır basmıştı. Sonuç: Selman, kendisini bir hizmet eri olarak görenlerin çoğunda islami hassasiyetin olmadığını gördü. Çok üzüldü ve, vay be; ömrümü verdiğim insanlara bakın diye mırıldandı. Çilesini sineye gömdü. Rabbim, Selman kardeşi, mükafatlandırsın ve diğerlerini de uyandırsın.

Nasuh bir cemiyette üye olup katıldı. Amacı, hayır namına gücü nispetinde; dinine ve işi kritik olanlara hizmet etmekti. Belki de, ondan önce girenlerin çoğunun niyeti de böyleydi...
Nasuh, umduğunu bulmadığı için; hayal kırıklığına uğradı. İnsanlar bazen kurt misali mizaçlarını terk etmeyince; zihinler bulanık olur. Milliyetçilik, particilik, her ortama müsait olma fikri ve mevcuda ayak uydurma moda olup alır başını gider.
Çok zor bir zaman dedi Nasuh! Yalnız yaşayan kalabalıklardan ışık değil, karanlık doğar deyip hayıflandı. Derdini de, davasına olan aşkını da içine gömdü. Allah yardımcısı olsun...

Herkes onu konuşur, onun yazılarını takip eder, şiir ve makalelerinden bahseder dururlardı. Tanınmış adamdı yani! Herkese uğrayan ilahi elçi, onun da evine uğradı. Zamanı dolmuş vadesi bitmişti. Göç etti yani.
Ondan sonra, sevenleri (!); hep onu konuştular, yad ettiler... Kısa sürdü ve unutulanlar gibi o da unutulup gitti. Artık bayramdan bayrama, mezar taşına belki bir fatiha okumak için, belki de rastgele uğranıldı. Allah taksiratını affeylesin. Vefasızlık, çok acı veriyor insana.
Kalın sağlıcakla efendim...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Seyyid Abdürrahman - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Urfa Pusula- Urfa haberleri, Sondakika Urfa haberleri, Urfa haber, güncel haberler Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Urfa Pusula- Urfa haberleri, Sondakika Urfa haberleri, Urfa haber, güncel haberler hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Urfa Pusula- Urfa haberleri, Sondakika Urfa haberleri, Urfa haber, güncel haberler editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Urfa Pusula- Urfa haberleri, Sondakika Urfa haberleri, Urfa haber, güncel haberler değil haberi geçen ajanstır.