DAVET VE TEBLİĞ'İ KARŞILIK BEKLEMEDEN YAPMAK!

Aziz ve Celil olan ALLAH'IN (c.c), insanlık tarihi boyunca göndermiş olduğu peygamberlerin tümünün ortak bir mesajı vardı: Gelin,Allah’tan başka ilah olmadığına iman edin ve kurtulun. Size yapmış olduğumuz bu davet/tebliğe karşılık her hangi bir ücret istemiyoruz. Bizim ecrimizi verecek olan Aziz ve Celil olan Rabbimizdir. diyorlardı!

İnsanları, İslama davet ederken; iki önemli ilkeye/hususa dikkat etmek zorundayız. Bu iki ilke/husus, insanlık tarihi boyunca; tüm peygamberlerin ve onların naibleri olan İslam davetçilerinin ortak ve vaz geçilmezi idi:
Neydi söz konusu iki ilke?
1- Dürüstlük, yani her İslam davetçisinin öncelikle herkese karşı dürüst ve emin/güvenilir bir insan olması lazımdır.
2- İnsanları Allah'ın yoluna davet ederken, karşılığında hiçbir ücret, maddi çıkar, menfaat ve beklenti içerisinde olmamalıdır.
Bakınız İnsanları Allah'ın yoluna davet etmekle ilgili, Kerim kitabımız Kur'an'i kerimde; Rabbimiz bizi davet şuuru konusunda şöyle uyarmaktadır: Yasin süresinde geçen, kasaba halkı ile elçiler arasındaki diyalogdan şöyle bahsedilmektedir;

13.  Onlara, o kasaba halkından misal getir; hani onlara peygamberler (veya peygamber elçileri) gelmişti,

14.  Hani kendilerine iki elçi göndermiştik de onları yalanlamışlardı. Bunun üzerine o ikisini bir üçüncüsüyle destekleyip güçlendirmiştik. «Şüphesiz biz size gönderilen elçileriz!» demişlerdi.

15.  Onlar ise, «Hayır, dediler, siz de ancak bizim gibi insansınız. Rahman bir şey indirmemiştir. Siz ancak yalan söylüyorsunuz.»

16.  Elçiler de «Rabbimiz bilir ki biz gerçekten size gönderilen elçileriz.

17.  Bize gereken, sadece açık tebliğdir» dediler.

18. Kasaba halkı onlara: «Doğrusu sizin yüzünüzden başımıza uğursuzluk çöktü. Eğer (bu iddia ve uyarınızdan) vazgeçmezseniz herhâlde sizi taşlarız ve elbette bizden size elem verici bir azap dokunur.» dediler,

19.  Elçiler dediler ki: «Sizin uğursuzluğunuz beraberinizdedir; size öğüt verilse de mi? Hayır, siz (inkâr ve sapıklıkta, inat ve azgınlıkta) aşırı giden bir milletsiniz.»

20.  Şehrin en uzak kesiminden bir adam koşarak geldi ve «Ey kavmim! Gönderilen bu elçilere uyun;

21.  Uyun sizden ücret istemeyenlere. Bunlar doğru yol üzerinde bulunuyorlardır.

22.  Hem beni yoktan yaratıp varlık alanına getiren Allah'a ne diye tapmayayım? Hepiniz ancak O'na döndürüleceksiniz.

23.  Artık ben, O'ndan başka tanrılar edinir miyim? Eğer Rahman, bana bir zarar vermeyi dîlese, onların şefaati bana hiçbir fayda sağlamaz ve beni kurtaramazlar da.

24.  O takdirde ben, mutlaka açık bir sapıklık içinde olurum.

25. (Ey elçiler!) şüpheniz olmasın ki ben sizin Rabbinize imân ettim, beni işitiniz...» dedi.

26, 27. Ona, «Gir Cennet'e!» denildi. O da «Ah keşke kavmim, Rabbimin beni bağışladığını ve beni ikrama lâyık görülen kişilerden kıldığını bir bilselerdi» dedi.
21 nci ayette konu olan, Habibi Nacar isimli bir kişi olduğu rivayet edilir! Habib-i Nacar, kendi kavmine şöyle haykırmaktadır; bu gelen elçileri dinleyin ve onlara uyun, çünkü onlar sizi hidayet yoluna davet etmekle sizden her hangi bir ücret talep etmiyorlar.
Ayette, iki önemli ilkeye/hususa vurgu yapılmaktadır: Dürüstlük ve davete karşılık hiçbir ücret istememek. Evet, işte islam davetçilerinin takip etmesi gereken hatt-ı hareketleri budur, bu olmalıdır. Yasin suresi, 13 ncü ayetten 27 nci ayetine kadar; kasabaya İnsanları Allah'ın dinine davet eden iki/sonra üç elçiler/davetçiler ile kasaba halkının arasında geçen mücadele konu edilir. İsminin Habib-i Nacar olduğu rivayet edilen kişinin iman etmesiyle birlikte; inkarcı olan kavminin saldırısına maruz kalıp Şehid edilir... Aziz ve Celil olan Rabbi tarafından Ona, cennete gir denildiğinde, o da; ah keşke kavmim bu hakikati bilseydi diye kendisini Şehid edenlere inkarcı kavmine acımış ve merhamet dilemiştir. Demek ki, davet/tebliğ yolunda olan davetçilerin; daima gül bahçelerinin beklemediğiniz, bilakis bir çok yerde ölümün onları beklediğini asla unutmasınlar!... Dürüstlük ve Samimiyet, bu iki prensip, İslama davet yolunda; her Müslümanın kuşanması gereken iki ahlaki ilke olduğu unutulmamalıdır.


30 Mayıs 2022.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Seyyid Abdürrahman - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Urfa Pusula- Urfa haberleri, Sondakika Urfa haberleri, Urfa haber, güncel haberler Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Urfa Pusula- Urfa haberleri, Sondakika Urfa haberleri, Urfa haber, güncel haberler hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Urfa Pusula- Urfa haberleri, Sondakika Urfa haberleri, Urfa haber, güncel haberler editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Urfa Pusula- Urfa haberleri, Sondakika Urfa haberleri, Urfa haber, güncel haberler değil haberi geçen ajanstır.